Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

   Foto: Özel Çelik

DFG-DÜSOF FotoSafari

Düzce Fotoğraf Gönüllüleri Derneği DFG ve Düzce Safari Off-Road Kulübü DÜSOF üyeleriyle birlikte Kar Safari programı düzenledi. 

  

DFG dostu Şakir Sağlam'ın bu günü anlatan yazısını veriyoruz:

DFG- SAFARİ OFF-ROAD

Düzce'den Yaylalara / 23.12.2018 / Şakir Sağlam

Bu kez hiç bilmediğim bir alana adım attım. Çamur-kar içine gezi. Hemde cesaret, azim, bilgi ve tabi macera duygularını yaşayanlarla.

Kim mi bu kişiler? Durun anlatayım:

DFG ile Düzce Safari Off-Road Derneği'nin düzenlediği yaylalara tur etkinliği. Ben de katılayım dedim. 10.oo da Düzce Belediyesi önünden hareket.

Bir gün önceden hazırlığımı yaptım. Saatımı kurdum. Ama heyecan başladı ya gece dört kez uyandım. Sabah hava güzel. Konuralp'ten 9.oo otobüsüne bindim. Yarım saatte aldığı yolu on dakikada almasın mı? Neyse! Toplanma başladı. Dört çeker araçlar sıra sıra dizildi. Saat 10.oo oldu. Bekliyoruz. Türkiye burası, bu yaşıma dek iki etkinlik saatında başladı. Araçlara DFG'liler dağıtıldı. Ben ve başkan en sona kaldık. Bir kadın şoförün yanındaki koltuktan kalkıyor ve iki kişinin oturduğu arka koltuğa geçiyor. Bana öne buyur deiler. Hayır desem de, kalabalık olur, zahmet...Uzatma deseler haklıydılar galiba. Ezile büzüle oturdum. 10.30 da çıktık yola. Yaylalara Düzce'nin batısından çıkılacak, doğusundan inilecekmiş.

Ama gerçekten çok merak ediyorum. Her şeyi yani. Hele ne zaman fotograf çekebileceğimizi.

Yükseklere çıktıkça hava bulutlu ve sis var. Hele NİKON makine sis ile nasıl baş edebilecek, göreceğiz.

Yaklaşık 1000m. yükseklikte çeşitli ağaçlar ve kar var. Birkaç yayla gezeceğiz sanırım. Kaptanımız SERDAR, dfg ile anlaşmaları gereği üyeleri gezdirme etkinliği imiş. Ayrıca yarışmaları ve OFF-ROAD gösterileri de yapılırmış. Benimkisi zır bilgisizlik işte.

Bir yaylaya geldik. Yağmur yağıyor. Hemen makinemin yağmur giysisini giydirdim. Çekiyorum. Ama çeşitli sorulara da göz takılıyor. Kaç tane bina var. Kırık dökük. Harabe. Hele bir sorun var ki tüm yaylaların ortak derdi. Burada tüm yaylalar gibi tuvalet sorunu çözülememiş. Nasıl bir ülkedeyiz. Turizm batsın istiyoruz demek ki. Bunca tertemiz su var. Ama tuvalet için ağaç dipleri arıyoruz. Yıl 2019 oldu. Valimiz var. Belediye Başkanlarımız var. Emniyet amirlerimiz, ME.Müdürlerimiz, Jandarma Komutanlıklarımız...Yani her tür yöneticimiz yerli yerinde hazır. E neden yayla işlerimiz çözülmez?

Evet,komut geldi arabalara binildi; yola koyulduk.

Yükseldikçe kar çoğalıyor. Hem yerde var hem de yağıyor. Çok seviyorum. Tabi rahatım iyide ondan. Serdar Kaptan'ın eşi Meltem sağolsun, çay veriyor arabadakilere. Daha ne istenir. Artık yol zorlaşıyor. Arada patinaj yapan, kayan arabalar için bekleniyor. Ekibin ilkesi; “arkada araba bırakılmaz.” Bakalım uygulanacak mı? Uygulandı. Ereğli'den de katılım olmuş. Destek için. Onlardan bir araba arızalandı. Ne uğraştılar ama. Yapılamadı da, traktör ile çekildi. Ekip çok bekledi onu ve geç saatte olsa da bırakılmadı...Benim bu tür durmalara, fotograf için fırsat olduğundan, evet diyorum. Ama Serdar Kaptan “fotografım geldi derseniz, hemen dururum” diyor. Sağolsun, öyle oldu gerçekten.

Çeşitli zamanlarda yapılırmış bu tür etkinlikler. İnsanlar, önceden de katıldıkları için, birbirlerini tanıyorlar. Hoş sohbetler. Adaletli davranıyorlar. Çeşitli sorunları birlikte çözüyorlar. 

Benim, bu tür gösteriyi anlamam zor olacak galiba. Dünyada bunca aç varken, sağlık ve kültürel yetersizliklerin yok ediciliği zorluklarda yaşayanlar varken bu tür gösterileri anlamam çok zor.

İlgimi çeken başka bir konu ise şu oldu. Arabalar karda kayar ya, kayınca kar lastiği takılır ya hani. Bu arabalar kaymıyor sanki! Bu kaptanlar arabalarını karda, çamurda kaydırma merakındalar gibi anlıyorum. Gösteri yapıyorlar. Örneğin; kar zıplatıyorlar, havaya saçıyorlar. O sırada ha devrilecek diye geriliyorum. Ya da öyle zor yerlerden geçiliyor ki; kayıp yuvarlanacağız sanıyorum. Oysa hiç böyle bir şey olmadı. Serdar Kaptan çok başarılı biri sürücü. Akut dedi sanıyorum, ekipteymiş aynı zamanda. O'na dedim turun sonunda, senin gibi bir şoför olmak isterdim. Bu arabalar “dört çeker” sorun olmaz dedi. Örneğin arabamız Suzuki idi. Suzuki hakkında olumsuz bilgiler duymuştum. Ön yargılı olduğumu anladım. Anlattı, anlattı ve “ben suzuki'den vazgeçmem” dedi. Kişisel bazı bilgilerimi de çürüttü.

Püren Yaylası'na vardık. Araçlar bir düz dizi sıra yapılıyor. Ya da Düzce Belediyesi önünde ve durulan yerlerde yapıldığı gibi daire dizilişinde düzenli sıra oluyorlar. Sahiden hoş bir disiplin.

Püren Yaylası harika. Kar, doğa, ağaçlar, su...Sucuk-ekmek-kahve. Öff. Bir DFG üyesi fotografcı arkadaşımız İpek Yılmaz sucuktan ayrıntılarla söz etti. Tabi ki her sucuk yenmezmiş. Ama kendi yöresinin sucuğunu kaçırmamak gerek dedi. Eee, bilene inanmak gerek.

Kayak yaparak, horon teperek, halay çekerek günü dolduran arkadaşlar mutluydular.

Fotograf makineleri ile fotograf çekenler, telefon kullananlardan azdı. Telefonlar etkili olmayı sürdürüyorlar.

Dönüşten önce toplu fotograf çektirildi. “Araç bin” komutuna uyularak yola girildi. Dönüş başladı. Ama bazı araçlar kendi başlarına önceden dönmüşler. 34 araçla başlanılan tur, (benim saymama göre) 19 araçla bitiriliyor. Bu OFROD Derneğinin sorunu. Telefonlar çekmediğinden, haberleşmeleri telsizlerle yaptılar. Telsizi kullanmak için ruhsat alınmalıymış. Bizim haberleşmemiz ise, Düzce'ye yaklaşınca başladı.

Saat 18.15 de Düzce Belediyesi önüne geldik.

Meltem-Serdar çiftine çok teşekkür ederek ayrıldık. Yeni turlara davet ettiler. Bu inceliğe teşekkür ettim. Bakalım. Ben de isterim. Sevdim.

Sırada fotograflarımız var. Çok merakla eve ulaşmayı istiyorum. Bigisayar defoları gösterecek. TV de güzel olan fotografları büyük izleyeceğim. Ne keyif ama.

Size 190 fotograf sunuyorum.

İyi seyirler.

DFG

2.Bilir Çıkmazı.9-13.Kat-2. Düzce-Türkiye

Telefon: +90 (532) 796 55 48  
E-Posta: ozelcelik@hotmail.com

DİL ÇEVİRİCİ

trendeitjakoru
Turkey 59.6% Turkey
Russia 24.4% Russia
United States 12.0% USA

Total:

37

Countries
004099
Today: 8